Emeklilik Hayallerine Darbe! Emekli Yaşı Ne Olacak?
Yeni kanun teklifi, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde, üniversitelerde çalışan akademik personelin emeklilik yaşıyla ilgili dikkate değer bir değişikliği ortaya koydu.
Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sunulan yeni yasa önerisi, üniversitelerde görevli akademik personelin emeklilik yaşına dair önemli bir değişiklik getirmeyi hedefliyor. Bu teklife göre öğretim görevlilerinin emeklilik yaşı yükselebilir ve belirli şartlar altında sözleşmeli olarak daha ileriki yaşlara kadar çalışabilmelerinin yolu açılacak. Bu durum, akademik dünyada geniş bir yankı uyandırırken, önerinin kapsamı ve olası etkileri üzerine tartışmalar da başladı.
Mevcut 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu kapsamında, öğretim üyeleri ile öğretim görevlileri arasında emeklilik yaşı açısından farklı uygulamalar bulunuyor. Bu durumun, kadrolar arasında adaletsizlik yarattığı yönündeki görüşler, yeni teklifin önemli gerekçelerinden biri olarak öne çıkıyor.
Mevcut Düzenin İki Taraflı Uygulaması
Gevşek olan mevzuata göre, öğretim üyelerinin emeklilik yaşı 67 olarak belirlenmişken, belirli şartlar çerçevesinde 75 yaşına kadar ikili yıllık sözleşmelerle çalışma olanağı sunuluyor. Ancak öğretim görevlileri için durum farklı. Bu kadroda görev yapan akademik personelin 65 yaşında zorunlu olarak emekli olması gerekiyor.
Bu çifte sistemin, üniversitelerde çalışan personel arasında dengesizlik yarattığı vurgulanıyor. Aynı kurum içinde benzer akademik görevleri üstlenen iki farklı kadronun farklı yaş sınırlamalarına tabi olması, uzun süredir eleştirilen bir mesele haline gelmişti. TBMM’ye sunulan teklifin, bu farkları ortadan kaldırmayı amaçladığı ifade ediliyor.

Yeni Öneride Emeklilik Yaşı 67'ye Yükseliyor
Meclis gündemine gelen yasa önerisine göre, öğretim görevlilerinin emeklilik yaşı 65’ten 67’ye yükseltilmesi düşünülüyor. Böylelikle, öğretim üyeleriyle aynı emeklilik yaşı şartlarına tabi olmaları sağlanacak. Ayrıca belirli kriterleri karşılayanların, sözleşmeli statüyle 75 yaşına kadar çalışma imkanına sahip olması hedefleniyor.
Teklifin gerekçesinde, özellikle meslek yüksekokulları ve yabancı dil hazırlık birimlerinde görev yapan öğretim görevlilerinin deneyimlerinin önemi vurgulanıyor. Uygulamalı dersler ve mesleki eğitim gerektiren alanlarda tecrübenin kritik öneme sahip olduğu, aynı zamanda erken emekliliğin akademik sürekliği olumsuz etkileyebileceği dile getiriliyor.
YÖK'ten Önceki Sinyaller
Yükseköğretim Kurulu Başkanı, daha önce açıkladığı bazı durumlardan, akademik personelin emeklilik yaşı üzerine yeniden değerlendirme yapılabileceğini belirtmişti. Emeklilik yaşının 72’ye çıkarılabileceği ve üniversitelerle yapılacak özel sözleşmelerle 75 yaşına kadar çalışma fırsatının genişletilebileceği yönündeki tartışmalar, kamuoyunda ilgi uyandırmıştı.

TBMM’ye sunulan yasa teklifi, bu açıklamalardan sonra somut bir adım olarak değerlendiriliyor. Nihai kararın, Meclis Genel Kurulu’nda gerçekleştirilecek müzakerelerin ardından kesinleşmesi bekleniyor. Akademik çevreler ise bu düzenlemenin, hem kurumsal hafızayı koruma hem de genç akademisyenlerin istihdamı açısından dikkatle planlanması gerektiğini savunuyor.
Akademik Camia Gelişmeleri Bekliyor
Üniversitelerde görevli öğretim görevlilerinin emeklilik yaşının yükseltilmesi, kariyer planlaması açısından önemli bir değişiklik olarak değerlendiriliyor. Tecrübeli akademisyenlerin görev sürelerinin uzatılması, bilgi birikimlerinin aktarımı açısından büyük bir avantaj sunarken, kadro planlamasında yeni düzenlemelere ihtiyaç duyulabileceği ifade ediliyor.
Diğer yandan, genç akademisyen adayları açısından, kadro açılışlarının yavaşlaması gibi bir durum da gündeme geliyor. Bu nedenle, teklifin yasalaşmasının ardından üniversitelerde insan kaynağı planlamasının yeniden gözden geçirilmesi bekleniyor. TBMM sürecinin tamamlanmasının ardından, akademik personelin emeklilik yaşı ile ilgili yeni dönemin çerçevesi netleşmiş olacak.